20 Temmuz 2026 - 19:30
Devrim Muhafızları Suriye'deki ABD komuta merkezini vurdu: Operasyonun detayları paylaşıldı

Devrim Muhafızları Ordusu, Suriye'nin El-Tanf bölgesinde bulunan ABD özel operasyon komuta merkezine yönelik sürpriz bir saldırı düzenledi. "Nasr 2 Operasyonu"nun 11. dalgası kapsamında gerçekleştirilen ve "Ya Eba Abdullah El-Hüseyin" kod adı verilen operasyonda, radar sistemleri ile çok sayıda özel operasyon helikopterinin imha edildiği ve çok sayıda Amerikan askerinin etkisiz hale getirildiği belirtildi.

Uluslararası Ehl-i Beyt (a.s) Haber Ajansı – ABNA: Devrim Muhafızları Ordusu Halkla İlişkiler Dairesi tarafından yapılan açıklamada, Suriye'nin El-Tanf bölgesindeki Amerikan özel operasyon komuta merkezine yönelik operasyonun ayrıntıları paylaşıldı.

2016 yılından bu yana Suriye, Irak ve Ürdün üçgeninde stratejik bir konuma sahip olan bu üs, ABD'nin bölgedeki en önemli askeri ayak izlerinden biri olarak biliniyor.

Bağdat-Şam karayolunun hemen yanında yer alan ve Ortadoğu ile Doğu Akdeniz arasındaki en hayati kara koridorlarından birini kontrol eden El-Tanf, uzun yıllardır Amerikan emperyalizminin Suriye'deki somut sembolü olarak görülüyordu. Devrim Muhafızları Ordusu'nun bu hamlesi, söz konusu sembolün çöl tozuna karıştığı ve ABD'nin bölgedeki hiçbir askeri varlığının İran'ın misillemesinden muaf olmadığı anlamına geliyor.

Operasyonun Perde Arkası: Bampur'un Kanı ve ABD'nin Anlaşma İhlalleri

Operasyonun, iki gün önce Bampur'daki 388. Tugay karargahına düzenlenen ABD saldırısında şehit olan askerlere ithafen gerçekleştirildiği ifade edildi.

Ancak analistlere göre saldırının asıl nedeni, ABD'nin imzalanan mutabakat muhtırasına rağmen saldırılarına devam etmesiydi. Washington yönetiminin, Hürmüzgan eyaletindeki köprüler, sivil telekomünikasyon ve demiryolu merkezleri ile geçen sivil araçları hedef alması, mutabakatın sadece birer kâğıt parçası olduğunu ve ABD'nin taahhütlerine sadık olmadığını bir kez daha gösterdi.

İran Sağlık Bakanlığı verilerine göre, bu saldırılarda 50'den fazla kişinin şehit olduğu ve 400'den fazla kişinin yaralandığı belirtiliyor. El-Tanf operasyonu, bu vahşete karşı meşru bir savunma ve hesap sorma eylemi olarak değerlendirildi.

Nasr 2'nin 11 Dalgası: Kuveyt'ten Katar'a Uzanan Misilleme Zinciri

El-Tanf operasyonu, İran'ın bölge genelindeki Amerikan varlığına yönelik geniş çaplı bir misilleme kampanyasının sadece bir parçasıydı. Operasyonun 12. dalgasında Kuveyt'teki bir ABD üssünde füze savunma radarı, silah depoları ve HIMARS fırlatıcıları hedef alınırken; 13. dalgada Umman'daki Selame Kayalıkları'nda deniz gözetleme radarı ve Ganim bölgesindeki ABD hava kontrol radarı imha edildi.

14. dalgada Ürdün'deki ABD savaş uçakları ve havadan yakıt ikmal uçakları vurulurken; 15. dalgada Kuveyt'te bir HIMARS fırlatıcısı ile Irak Kürdistan Bölgesi'ndeki ABD ve İsrail destekli karşı-devrimci güçlerin mevzileri hedef alındı.

16. dalgada ise Katar'daki El-Udeyd Hava Üssü'ndeki uzun menzilli radar sistemi ile stratejik yakıt ikmal uçakları vuruldu. Bu koordineli saldırılar, İran'ın sadece savunma değil, aynı zamanda caydırıcılık kapasitesini de tüm bölgeye ilan ettiği anlamına geliyor.

Çoklu Mesajlar: Ürdün'den Şam'a Uyarılar

El-Tanf operasyonunun birden fazla hedef kitleye mesaj içerdiği ifade ediliyor. İlk olarak, Suriye'deki rejime, Lübnan Hizbullah'ına karşı herhangi bir maceracılığa girişmemesi yönünde açık bir uyarı gönderildi.

Nitekim operasyondan saatler önce Suriye yetkililerinin, Irak'tan Hizbullah'a gönderildiği iddia edilen İHA'ların ele geçirildiği yönündeki açıklamaları, bu uyarının ne kadar yerinde olduğunu gösterdi.

İkinci mesaj Ürdün'e yönelikti: El-Tanf'ın Ürdün sınırına yakınlığı, savaşın genişlemesi durumunda ABD'nin Ürdün'deki üslerinin de hedefte olduğunu gösteriyor. IRGC'nin Ürdün halkına yönelik açıklamaları, ABD'nin 16 Temmuz gecesi Bender Abbas'taki sivil altyapıya saldırıları bu üslerden gerçekleştirdiğini ortaya koydu. Üçüncü ve en önemli mesaj ise doğrudan Washington'a verildi: İran'a yönelik herhangi bir saldırı, artık sadece Basra Körfezi ile sınırlı kalmayacak, ABD'nin bölgedeki tüm askeri varlığını kapsayacak.

Stratejik Dönüşüm: Batı Asya'da Yeni Bir Dönem

Uzmanlar, El-Tanf operasyonunun İran-ABD çatışmasında benzeri görülmemiş bir dönüm noktası olduğu görüşünde. İran ilk kez Suriye topraklarının derinliklerinde bir ABD askeri tesisini doğrudan hedef alarak, hem yeteneğini hem de iradesini sergilemiş oldu.

Bu hamle, Direniş Ekseni içinde dayanışma mesajı verirken; aynı hafta içinde Kuveyt, Umman, Ürdün ve Katar'daki saldırılarla birlikte değerlendirildiğinde, bölgedeki güç dengesinin kökten değiştiğini gösteriyor.

ABD'nin yıllardır Suriye'deki varlığının simgesi olan El-Tanf'ın vurulması, emperyalist güçlerin bu topraklarda ne kadar kırılgan olduğunu ve İran'ın caydırıcılığının ne kadar geniş bir coğrafyaya yayıldığını ortaya koymaktadır. Washington yönetiminin bu operasyon karşısındaki çaresiz sessizliği ise, yaşanan hezimeti örtbas etme çabasından başka bir şey olarak yorumlanmadı

Ekler

yorumunuz

You are replying to: .
captcha